Türkçü internet Dergi 175.Sayı

bugün : 21/11/2019, Thursday


Güncel Yorumlar

Altan Deliorma...

Erk Yurtsever

Dünya : Pek Ço...

X XX

18 Mart Çanakk...

X XX

AYDINLAR OCAĞI...

Altan Deliorman

Euro/Dolar’ın ...

X XX

< diğer yorumlar >



Döviz Kurları

Hata oluştu:Object required

İstatistik

bugün :  
bu ay :  
bu sene :  
toplam :  
ortalama :  
 ziyaretçi : 4  

 
   Makale


174.Sayı GİRİT’İN FİYATI

Husrev Budin

HUSREV BUDİN
Bizim “ada”lı mâcerâlarımız hep şen başlamış yaslı bitmiştir. Ne hikmetse, uzun vâdeli ada hâkimiyetine kendimizi alıştıramamışızdır. İstanbul’daki “Adalar İlçesi” ile Marmara’ya serpiştirilmiş bir avuç minik adada ve nihâyet Bozcaada, Gökçeada cesâmetinde sona eren ada sâhiplenişimiz, üç tarafı denizle çevrili bir memleket için hiç de yüz ağartıcı değildir. Van’dan başlayarak bâzı büyük göllerimizde bulunan adacıklar ise, içinde bulundukları göllerin yüzü suyuna bizde kalmışlardır. Kıbrıs başlıklı haberlerde, kalbimize sokulan hançerin nasıl kan akıttığını duyup duruyoruz.
Limni, Midilli, Sakız, Sisam, Ağrıboz, Rodos dâhil On İki Ada ve daha nice nice ada; onların uğruna katlanılan Türk fedâkârlıklarının Akdeniz sularıyla kucaklaştığı hâtırâ yüklü coğrafyalardır. Bunlardan da ötelerde, Cerbe’den başlayıp Korsika’ya, Mayorka’ya, Minorka’ya uzanan, Anadolu’ya çok daha uzak adalarda ve de Sicilya, Sardinya kıyılarıyla Malta’nın kayalıklarında; Oruç Reis’in, Hızır Hayreddin derler Koca Barbaros’un, Turgut Reis’in, Sâlih Reis’in, Pîrî Reis’in, Seydî Ali Reis’in, Kılıç Ali Reis’in, bütün Kurdoğlu Reislerin nârâları yankılanıyor.
Türk târihinde, hiçbir ada, Girit kadar pahalıya alınmadı. 1645’den 1669’a kadar, tam 24 yıl Girit seferleriyle yatıp kalktık. Evliyâ Çelebî’nin Seyâhatnâme’sinde hepsinin çetelesi çıkarılmıştır. Bizzat Evliyâ, Girit toprağını askerle birlikte arşınlamıştır. Kandiye, Türk’ün eline en son geçen şehir olarak Girit’teki Venedik inadını temsîl etmiştir. Bu yüzden, Girit’in bizden koparılması senaryoları her önümüze getirildiğinde, göğsümüzü gere gere: “Aldığımız fiyata satarız!” diyor, damarlarımızı gösteriyorduk. Uğruna bunca kan döktüğümüz Girit’i, en az o misilli kan dökmeden başkasına yâr etmeyiz, demek istiyorduk.
1897’de Yunanlılarla giriştiğimiz harbi, kimsenin tahmin etmediği şekilde, hem de büyük bir zaferle kazandığımızda, bu muvaffakiyetin bedeli olarak Girit’i Yunanistan’a vereceğimiz, Yunanistan Kralı George ile İngiltere Kraliçesi Victoria dışında kimsenin aklından geçmemişti. Ne yazık ki, yaşanan kahredici gelişmeler bize Dömeke Zaferi’ni unutturup Girit yası tutturdu. O, sık sık tekrarladığımız fiyat mübâyaasını, kan dökme vaadini bir kenâra koyup, Dünyâ hamâkat çıtasını zirveye diktik. Venedik’den çok pahalıya aldığımız Girit’i, böylece Yunanistan’a bedâvaya verdik. Böyle bir garîb alışveriş, eşi, menendi olmayan bir mevkide, milletimize gözyaşı döktürüyor.
Yayla tabiatlı oluşumuzdan mı nedir, ada hâkimiyetinde hep sınıfta kaldık. Akdeniz’de levendâne salındığımız asırların kahramanlarına verdiğimiz kabir azâbı, karnemizin hâl ve gidiş notunu sıfırın altına çekiyor..
 

Yazarın diğer yazıları:

ilhan der ki "Tanrı Türk'ü Korusun"
Yazı 949 kez Okundu


174.Nu lu Sayı
Arama
 



Orkun Dergisi
Horhor Cad. 20/1 Fatih-ÎSTANBUL
Tel: (0212) 531 87 48
Belgegeçer: 532 2418
orkun@orkun.com.tr

 

Sitemiz en iyi IE 4.0 ve üstü tarayıcılar da

ve 1024x768 çözünürlükte izlenebilir

OrtakYazılım