Türkçü internet Dergi 175.Sayı

bugün : 21/11/2019, Thursday


Güncel Yorumlar

Altan Deliorma...

Erk Yurtsever

Dünya : Pek Ço...

X XX

18 Mart Çanakk...

X XX

AYDINLAR OCAĞI...

Altan Deliorman

Euro/Dolar’ın ...

X XX

< diğer yorumlar >



Döviz Kurları

Hata oluştu:Object required

İstatistik

bugün :  
bu ay :  
bu sene :  
toplam :  
ortalama :  
 ziyaretçi : 5  

 
   Makale


174.Sayı Tarihte Bu Ay: Ahmed Cevdet Paşa Vefat Etti.

Oğuz Çetinoğlu

10 Ağustos 1900: Ondokuzuncu asrın en büyük Türk hukukçusu ve tarihçisi, âlim ve yazar Ahmed Cevdet Paşa, 78 yaşında İstanbul’da vefat etti. Doğumu: Tuna Nehri kıyısında yer alan ve günümüzde Bulgaristan sınırları içerisinde bulunan Lofça kasabası, 27 Mart 1822.
Yularkıran İsmâîl Ağa ile Topuzoğlu Ayşe Sünbül Hanım’ın oğludur. 1839’da yüksek tahsil için İstanbul’a geldi. Derhâl Mustafa Reşid Paşa’nın dikkatini çekerek onun tarafından himâye edildi ve yükseltildi. Hattâ Paşa, konağında kendisine ayrı biro da ayırdı. İlmiyye sınıfına girerek gittikçe yükseldi. Fuâd Paşa ile arkadaş oldu. Onunla Mısır’ı teftişe gitti. 1855’te vak’a-nüvîs oldu. 1863’te kazasker rütbesine yükseldi. Bir ara Şeyhülislâm olması düşünüldü. 1866’da kazasker rütbesi, mülkiye rütbelerinde eşiti olan vezir rütbesine çevrildi. Sivil hayatta vezir rütbesi askerî rütbede müşîr = mareşal rütbesine eşittir. Cevdet Efendi, Cevdet Paşa oldu 44 yaşında sarığı çıkararak fes giymeye başladı. Hayatı boyunca dâima önemli pek çok görevde bulundu. Bir defa sadrâzam (başbakan) olmasına ramak kaldı, bu makaama vekâlet ettiği hâlde getirilmedi. 5 defada toplam 10 yıl adliye nâzın (adalet bakanı) olarak, imparatorluk adaletini örnek şekilde modernleştirdi. 3 defa maârif nâzırı (millî eğitim bakanı), 2 defa evkaf-ı hümâyûn nâzırı (vakıflar bakanı), 1 defa dâhıliyye nâzın (iç işleri bakanı), uzun müddet devlet bakanı, bâzı eyâületlere umûmî vâlî ve umûmî müfettiş oldu.
Devrinin en büyük bilgini olan Cevdet Paşa, büyük dehâsının yanında, inanılması pek de kolay olmayan bir çalışma enerjisine, eserlerini tamamlama ve bitirme azmine, metodlu inceleme ve kompozisyon fikir ve alışkanlığına sâhibdi. Devamlı çok mühim devlet görevlerinde bulunup hepsinde büyük işler ve mühim reformlar yapabildiği hâlde, dev eserler bıraktı. Arapça ve Farsça’ya, bilhassa birincisine, eksiksiz şekilde vâkıf olduğu gibi Fransızca’yı da okuyup mükemmel anlıyabiliyordu. Çok sür’atli, güzel , mantıklı yazabiliyordu.

Eserleri:
Târih-i Cevdet: Osmanlı tarihinin 1774 Küçük Kaynarca Antlaşmasından 1826’da Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasına kadar olan dönemini ihtiva etmektedir. On iki cilt olan eserin kaynakları arasında vak’anüvis tarihleri, sefâretnâmeler. Özel tarihler, arşiv kayıtları, resmî tezkireler ve kendi hâtıraları bulunmaktadır. Eserde digger vak’anüvis tarihlerinden farklı olarak Avrupa tarihine de önemli bir yer ayrılmıştır. Otuz yılda tamamlanan Târih?i Cevdet’in çeşitli tertip ve baskıları vardır. Bunlardan birincisi, ilk üç cildi 1854-1857 yıllarında basılmış ve 1884’de tamamlanmış olanıdır. İkincisi, Cevdet Paşa’nın bazı ekler ve düzeltmeler yapmak suretiyle 1891 yılında yapılan baskıdır.
Tezâkir: Cevdet Paşa’nın 1855’ten 1865 yılına kadar devam eden vak’anüvisliği döneminde bizzat kendisinin de içinde bulunduğu olaylara dair tuttuğu notlardan oluşan bir âtırat niteliği taşımaktadır. Tezâkir-I Cevdet adı ile de anılır. Eserde; devlet saray adamlarının birbirleriyle olan çekişmeleri, türlü menfaat çatışmaları, İstanbul’un o zamanki iç yüzü samimi ve sâde bir dille anlatılmıştır. Son bölümde kendi biyografisi yer almaktadır. Türk alfâbesi ile dört cilt halinde 1963 yılında Ankara’da basılmıştır. Ayrıca 1967 ve 1986’da Tarih Kurumu tarafından yeni baskıları yapılmıştır.
Ma’rûzât: 1839-1876 yılları arasındaki tarihî ve siyasî olayları özet halinde yazılmasını şifahî olarak isteyen Sultan İkinci. Abdülhamid Han’ın emriyle kaleme alınmıştır. Padişaha sunulma dolayısıyla müellifin Ma’rûzât adını verdiği bu eser cüzdan denilen kısımlara ayrılmıştır. Devrine gore sâde bir dille beş cüzdan halinde kaleme alınan eserin, Cevdet Paşa’nın arîzalarından anlaşıldığına gore, hâlen mevcut olmayan birinci cüzdanı Tanzimat’tan Sultan Abdülmecid Han’ın saltanatının sonlarına, ikinci cüzdanı Sultan Abdülaziz Han’ın ilk devirlerine, üçüncü cüzcan Sultan Abdülaziz Han’ın aynı yılda Mısır seyahatinden 1864 yılında Fırka-I Islâhiyye’nin İskenderun’a çıkışına, dördüncü cüzdanı 1866 yılına, beşinci cüzdanı ise aynı tarihte Halep zabtiyesinin tanziminden Sultan İkinci Abdülhamid Han’ın saltanatının ilk devirlerine kadar gelmektedir. Bu eserle Tezâkir, birbirini tamamlar mâhiyettedir. Eserin bulunamayan birinci cüzdanı dışındaki bölümleri, 1980 yılında Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu tarafından 1980 yılında İstanbul’da yayınlanmıştır.
Kısas-ı Enbiyâ ve Tevârûh-I Hulefâ: Hayatının son yıllarına doğru yazdığı bir eserdir. Hz. Âdem’den Hz. Muhammed’e kadar gelip geçen peygamberlerin kıssalarından, İslâm dininin ortaya çıkışı, Hz. Peygamber’in hayatı ve Hulefâyi Râşidin ile Emevî, Abbâsi halifelerinden, digger Türk-İslâm devletlerinden ve Osmanlı tarihinin 1439 yılına kadar olan ilk devirlerinden bahsedter. Daha çok eğitim ve öğretim gayesiyle kaleme alınan eserin tamamı on iki cüzdür. İlk alt cüzü Cevdet Paşa’nın sağlığında basılmıştır. Tam ve yanlışsız şekli ise kızı Fatma Âliye Hanım tarafından 1915 yılında on iki cüz halinde neşredilmiştir. Bu baskı, bazı kelimelerin karşılıkları parantez içinde verilerek aynen Latin harflerine aktarıldığı gibi sadeleştirilmek suretiyle de 1972 yılında yayımlanmıştır. Başka baskıları da olduğu gibi Kazan Türkçe’sine de çevrilmiştir.
Kırım ve Kafkas Tarihçesi: Kırım’da Giray Hanlar Hânedânı mensubu Halim Giray’ın Gül-bün-i Hânân isimli eserinden yararlanılarak kaleme aldığı küçük bir eserdir. Kafkasya’nın tarihî coğrafyası ile buralarda yaşayan toplulukların etnografyası yer alan kitap, Mustafa Reşid Paşa’ya sunulmuştur. Eser, 1918’de de Yeni Mecmua’nın 49. sayısında neşredilmiştir.
Mukaddime-I İbn Haldun: İbn Haldun’un el-İber adlı Arapça genel tarihinin girişi olan 1. Cildin altıncı faslının tercümesidir. Tarih felsefesinden, tarihin faydalarından ve tarihçilik mesleğinden bahseden mukaddimenin tercümesidir.
Belâgat-ı Osmâniye: Cevdet Paşa’nın Mekteb-I Hukuk’ta okuttuğu edebiyat dersi notlarından meydana gelmiştir. Klasik İslâm belagat anlayışına gore düzenlenmiş edebiyat kurallarını ve bunlara uygulanan Türkçe misalleri ihtiva eder. Bu alanda yazılmış ilk Türkçe eser olup çeşitli baskıları yapılmıştır. Kavaid-I Osmâniye: Eser Türkçe’de yayımlanan ilk gramer kitabı olarak önem taşıdığı gibi Cevdet Paşa’nın hayatının sonuna kadar ilgileneceği dil konusundaki çalışmalarının da ilk adımını teşkil eder. Kitabın ilk tertibi Cevdet Paşa ile Keçecizâde Fuad Paşa’ya aittir. Ancak daha sonra Cevdet Paşa eseri Tertib-I Cedid Kavâid-i Osmâniyye adıyla yenilemiş ve kendi ismiyle bastırmıştır. Kitap Cevdet Paşa tarafından ayrıca muhtasar olarak tertip edilmiş ve değişik adlarla otuzdan fazla baskısı yapılmıştır. 10. Kavâid-I Türkiye: Sıbyan m ektepleri için kaleme alınan bu eser ilk defa 1875 yılında basılmıştır. 12. Mi’yâr-ı sedâd: Oğlu Ali Sedad için yazdığı mantığa dair bir eser olup zamanına gore sâde bir dille yazılmış ilk Türkçe mantık kitabıdır.
Âdâmb-ı Sedâd fi ilmi’l-âdâb: Tırtışma usul ve kurallarını ihtiva eden eser Mi’yâr-ı Sedâd’ın bir eki mahiyetindedir.
Beyâ-nü’l-unvân: Henüz öğrenci iken Türkçe olarak yazdığı bu eser İslâm ilimleri metodolojisine dairdir.
Takvîmü’l-edvar: Şemsî-hicrî tarih esaslarını anlatan bir eserdir.
Mecmûa-I Ahpmed Cevdet: İslâm dinini Kabul eden iki kişiye, bazı sorularının karşılığı olarak Cevdet Paşa tarafından yazılıp Bâb-ı Meşihatça gönderilen cevapları ve eski Şam müftüsü Mahmud Hamza Efendi ile dinî meselelere dair aralarında geçen yazışmaları ihtiva eder.
Hulâsatü’l-beyân fi te’lî-fi’l-Kur’ân: Kur’an’ın toplanmasını anlatan Arapça bir eserdir. Ali Osman Yüksel taraından Muhtasar Kur’an Tarihi a dıyla tercüme edilerek Cevdet Paşa’nın hayat ve eserlerine dair bir girişle birlikte İstanbul’da 1985 yılında yayımlanmıştır. Cevdet Paşa’nın en nemli eseri şüphesiz kısaca Mecelle olarak bilinen Mecelle-ı Ahkham-ı Adliyye’dir.
 

Yazarın diğer yazıları:

ilhan der ki "Tanrı Türk'ü Korusun"
Yazı 659 kez Okundu


174.Nu lu Sayı
Arama
 



Orkun Dergisi
Horhor Cad. 20/1 Fatih-ÎSTANBUL
Tel: (0212) 531 87 48
Belgegeçer: 532 2418
orkun@orkun.com.tr

 

Sitemiz en iyi IE 4.0 ve üstü tarayıcılar da

ve 1024x768 çözünürlükte izlenebilir

OrtakYazılım